Fransa Hakkında
fransa-hakkında VİP

Fransa Hakkında

FRANSA KARA NAKLİYE HAKKINDA

Fransa Cumhuriyeti, dünyanın pek çok bölgesinde denizaşırı toprakları olan ancak ana toprakları Avrupa’da olan bir ülkedir. 2006 yılı sayımında 62 milyon 752 bin olan ülke nüfusunun 2012 yılı itibariyle tahmini 65 milyon olduğu düşünülmektedir. Başkenti Paris olan ülke, 26 yönetimsel bölgeye ayrılmıştır.

Avrupa kıtasındaki komşuları Belçika, Lüksemburg, Almanya, İsviçre, İtalya, İspanya, Monako ve Andorra olan ülke, yarı-başkanlık sistemi ile yönetilen üniter bir devlettir. Ülkenin başlıca ilke ve ülküleri İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirisi’nde açıklanmıştır. Avrupa Birliği ve Birleşmiş Milletler’in kurucu üyelerinden, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin ise beş daimi üyesinden biri olan ülke, G8 Zirveleri’nin, Latin Birliği’nin ve NATO’nun da katılımcılarındandır.

Fransa hakkında bir diğer dikkat çekici bilgi ise, dünyanın en çok ziyaretçi çeken ülkesi olmasıdır. Fransa’da en çok turist çeken yapı ve yerler listesinde ilk üç sırada Eyfel Kulesi, Louvre Müzesi ve Versay Sarayı bulunmaktadır.

Fransa’da toplam uzunluğu 893 bin 300 kilometre olan bir karayolu ağı bulunmaktadır. Başkent Paris ve çevresi, yol ve otoyol ağının en yoğun olduğu bölgelerdir. Fransa’daki yollarda ayrıca komşu ülkeler Belçika, İspanya, Andorra, Monako, İsviçre, Almanya ve İtalya′daki kentlerden gelen yoğun bir de uluslararası trafik vardır. Fransa’da araçlar için yıllık ruhsat kayıt ücreti ya da yol vergisi alınmamakta ancak otoyollara girişlerde gişeler aracılığıyla ücret toplanmaktadır. 31.840 kilometrelik uzunluğuyla Fransa demiryolu ağı, Batı Avrupa’nın en gelişmişidir. Fransa’da demiryolları Fransa Ulusal Demiryolları Kurumu tarafından işletilir. Fransız yüksek hızlı trenleri Thalys, Eurostar ve 320 kilometre hıza çıkabilen TGV’dir. Eurotunnel Shuttle ile birlikte Eurostar, Manş Tüneli’nde işleyerek Fransa ile Birleşik Krallık’ı birbirine bağlar. Fransa’daki havaalanı sayısı ise 478’dir. Paris dolaylarındaki Charles de Gaulle Uluslararası Havalimanı ülkedeki en işlek ve en önemli hava ulaşım merkezidir. Bu havalimanı ülkenin emtia ve yolcu ulaşımında en yoğun trafiği üstlenen merkezidir ve Paris’i dünyanın hemen hemen tüm büyük kentlerine bağlar. 10 adet büyük ölçekli limana sahip olan Fransa’nın en büyük limanı ise Marsilya’dır.

Fransa, Avrupa’nın iktisadi açıdan en güçlü ülkelerinden olmakla birlikte, 2008 ekonomik krizi ile göstergelerinde düşüşler yaşamıştır. IMF’nin 2011 verilerine göre Fransa, nominal GSYİH’yla dünyanın beşinci, Avrupa’nın ise Almanya’nın ardından ikinci büyük ekonomisidir. Fransa ekonomisi 2011 yılında yüzde 1.7 büyüme rakamı ile dünyada 147. olmuştur.

2011 yılında 560 milyar dolarlık ihracatla dünyanın en büyük 5. ihracatçısı olan ülke, 692 milyar dolarlık ithalatla da en büyük 5. İthalatçı olmuştur. Fransa’nın en önemli ticari ortağı Almanya’dır. 2011 yılında Almanya’nın Fransa’nın ihracatından aldığı pay yüzde 16, ithalatından aldığı pay ise yüzde 19 olmuştur. Fransa’nın AB dışından en çok ithalat yaptığı ülkeler ise sırasıyla Çin ve ABD’dir.

Ernst & Young’ın 2010 yılı “Globalization Index” yayınına göre dünyanın en açık 18. ekonomisi olan Fransa, 183 ülkenin iş ortamlarının iş yapma kolaylığı açısından değerlendirmeye tabi tutulduğu Doing Business 2010 raporunda 29. sırada yer almıştır.

AB üyesi ülkeler arasında en büyük tahıl üreticisi ve Batı Avrupa ülkeleri arasında tarım ve gıda sektörünün en fazla ağırlığa sahip olduğu ülke konumunda olan Fransa’da işsizlik oranı 2011 yılında yüzde 9.7 olmuştur.

Otomotiv sanayii, Fransa’da yarattığı katma değer ile milli gelirin yüzde 10’nu oluşturmakta ve ülkedeki her on çalışandan birine istihdam sağlamaktadır.

Dünya’nın en büyük elektrik ihracatçısı olan Fransa, ABD ve İngiltere’nin ardından dünyanın en fazla yabancı yatırım çeken ülkesidir. Nitekim yatırımlar 2011 yılında GSYİH’nın yaklaşık yüzde 20.1’ini oluşturmuştur.

Fransa’nın dış ticaretindeki ilk üç ülke Almanya, İtalya ve Belçika olup, Fransa’ya en fazla doğrudan yatırım yapan ülke ise Almanya’dır.

Türkiye, Fransa’nın AB dışındaki en büyük ihracat pazarlarından biridir. Fransız Ekonomi Bakanlığı’nın verilerine göre, 2011 yılında Fransa’ya ihracatımız 5.873,945 milyon Avro, Fransa’dan ithalatımız ise 6.698,84 milyon Avro olmuştur. 2010 yılına göre, ihracatımız yüzde 8.72, ithalatımız yüzde 6.93, ticaret hacmi yüzde 7.76 oranlarında artmış, ticaret açığımız ise yüzde 4.25 oranında azalmıştır.

2011 yılında Türkiye’nin Fransa’nın ihracatındaki payı yüzde 1.60, ithalatındaki payı yüzde 1.17, dış ticaretindeki payı ise yüzde 1.36 olmuştur. Fransa’nın Türkiye’ye ihracatında, otomobil, otomobil yan sanayii ile uçaklar ve uçak motorları, demir-çelik ürünleri ve eczacılık ürünleri belli başlı kalemleri oluşturmaktadır. Bu ürünler, Fransa’nın Türkiye’ye ihracatı içinde toplam yüzde 33’lük bir payı ifade etmektedir. Fransa’nın Türkiye’den ithalatında ilk sırada otomobiller ve tamamlayıcı içerikte yan sanayi ürünleri yer almaktadır. İç giyim, deri ürünleri hariç olmak üzere dış giyim, beyaz eşya ise diğer önemli ithalat kalemlerini oluşturmaktadır. Otomobil ve yedek parça sektöründe Fransa ve Türkiye arasında sanayi açıdan tamamlayıcılık sözkonusudur. Uçak ve savunma sanayii ürünleri de ikili ticarette önemli bir kalemi oluşturmaktadır.

Fransa, son on yılda, Türkiye’de doğrudan yatırım yapan ülkeler arasında ön sıralarda yer almaktadır. 2005 yılında ilk sırada bulunan Fransa, son üç yıllık dönemde ilk 5 ülke arasında yer almıştır. 2011 yılı Ocak-Kasım dönemi itibariyle, Fransa beşinci sıradadır. Aynı dönem itibariyle Türkiye’de Fransa menşeli doğrudan yabancı sermaye tutarı 5.951 milyon ABD Doları’dır. Öte yandan, Fransa’daki Türk yatırımları, Fransız Yatırım Ajansı’nın 2010 yılı verilerine göre, 0.7 milyar Avro olarak belirlenmiştir. Buna göre, Türk sermayeli yatırımlar, Fransa’da 35 işletme ile 1037 kişiye istihdam sağlamaktadır.

Türkiye’de yerleşik Fransız firmalarının önemli bölümü büyük ölçekli olup, daha çok stratejik sektörlerde yatırım yapmaktadırlar. Bunların başında otomotiv ve yan sanayii, perakende dağıtım, bankacılık, sigortacılık, gıda ve çimento gibi sektörler gelmektedir. Bu firmalar arasında; Renault, Peugeot, Valeo, Lafarge, Danone, Carrefour, Axa, Groupama, BNP Paribas ve GDF Suez sayılabilir. Türkiye’de ticari faaliyet gösteren Fransız firmalarının sayısı 1985 yılında 15 iken, 2011 yılında bu rakamın 400 civarına çıktığı tahmin edilmektedir.

Türkiye-Fransa uluslararası doğrudan yatırım (UDY) ilişkisi büyük ölçüde tek yönlü olup, Türkiye’de yerleşik firmaların Fransa’daki yatırımlarının düzeyi oldukça düşüktür. Öte yandan, Türk şirketleri başta tekstil sektöründe olmak üzere, Paris’te düzenlenen uluslararası fuarlara giderek artan sayıda katılmaktadırlar.

Fransa’ya ihracat yapan firmaların dikkat etmeleri gereken hususlar genel olarak iki başlıkta toplanmaktadır. Bunlardan ilki “Partnerlerin Güvenilirliği” ikincisi ise “Gerekli Hukuki Belgelerin temin edilmesi”dir.

Ticari partner ile ilgili bilgiler, her şeyden önce, Türk şirketlerinin alacaklarının ödenmemesi riskini ortadan kaldırmak için önem taşımaktadır. Fransız şirketler ve bu şirketlerin ekonomik durumu hakkında bilgi edinmek kesinlikle mümkündür ve önemlidir. Bir avukatlık bürosuna başvurulduğu takdirde bu bilgilerin yer aldığı bilgiler 1 ila 5 gün içinde düzenlenebilir. İhracat yapmak isteyen firmanın, partnerinin durumunu bu belgeler vasıtasıyla öğrenebilmesi, yükümlülük altına girmeden önce kendisine de rahatlık sağlayacaktır. Fransız firmasının ödemeleri durdurma riski varsa ya da borcu ciddi rakamlara varmış ise bu belgelerde ortaya çıkacaktır.

Gerekli Hukuki Belgeler ise, koruyucu anlamda, uyuşmazlık risklerinin en aza indirgenmesini sağlar. Başlıca Hukuki Belgeler şunlardır: Satış Sözleşmesi ve Genel Satış Koşulları (CVG), Siparişler, Malın teslimatı, Malın kalitesi, Türk şirketinin mesuliyetinin tahdidi (sınırlandırılması) ve İlk siparişte teminat.

Bütün bu önlemlere rağmen, bir Türk şirketi ile ticari muhatabı arasında bir uyuşmazlık söz konusu olursa, akdi belgeler Türk şirketinin, özellikle sorumluluk eksikliği veya ödenmemiş alacaklarının tahsil edilmesi noktasında haklarını aramasını sağlayacaktır. Aksi takdirde, uyuşmazlık durumunda, kanıtlayıcı belge veya Fransız şirketi ile yaptıkları ticari işbirliğinin yazılı yükümlülük belgelerinin olmaması sebebiyle haklarını arayamamaları riski söz konusu olur.